Kendimce fikir belirtmek ve tecrübe konuşturmak istersem şunu demek istiyorum. Öncelikle doğadan bir canlı almanın doğaya zararlı mı yoksa nötr mü etkisi olduğunu, aldığınız bölge belirler.
Mantislerin ömrü olsa olsa 2 sene civarıdır ve bunun da çoğunu büyümek, büyüdükten sonra ise kısa süreli olarak üremek için kullanırlar. Bundan dolayı bu canlıları karınca ile karşılaştırmak isterim. Karıncaların da doğada amacı üremek ve koloni kurmaktır. Sonra yine koloniyi büyütüp tekrar uçuş yapmaktır vs.
Fakat burada mantisler özelinde konuşursam, bu canlılar türe göre değişse de ortalama 60 ya da yine türüne göre 200'e kadar çıkan yumurtalar bırakabilirler. Bunlardan da iyi bakımda %60'ı çıkar. Doğa koşullarında ise %50 diyebileceğimiz bir oran makuldür. Bundan sonra da yine karıncalarda olduğu gibi ölümler başlar. Bundan dolayı çoğu ya yaşayamaz ya da ölür.
Kısaca, ormanlık bir alandan bulunan tek bir mantisin alınıp bakılmasının doğal olarak orman ekosistemine zararı neredeyse yok denecek kadar azdır.
Diğer yandan da satın alma konusuna gelirsem. Şimdiye kadar çoğu satış grubunda bulundum, hâlen de aktif bulunuyorum. Fakat satılan canlılardan 10 mantisten veya 10 satıcıdan 1'i belki üretim yapıyor. Hatta o 1 kişi de genellikle doğadan yumurta bulduğunda kuluçkaya yatırıyor ve çıkımı bekleyip ilk yemlemeden sonra satıyor. (Bizzat böyle bir üreticiyle sohbette ettim.)
Yani satın aldığınızdaki bu canlılar da doğal ortamdan alınıp sizlere WC olarak sunuluyor. Ek olarak parazit riskini de ev üretimi veya nesil sayısı değiştirmez. Kıl kurdu, bilinen üzere mantislerde sadece o bireye bulaşır ve bireyi en son suya itekler, öldürür ve suda çoğalır. Yani çiftleşmeyle yumurtaya geçmesi teoride beklenmez.
Satıcılar da bunu bildiği için ve hobicilerin de WC canlılara parazit bakımından sıkıntılı baktığını bildiği için "ev üretimidir" diye yeni başlayan veya bilgisiz hobicilere satarlar. İlegal veya legal (ki legal pek grup yok) gruplara girdiğinizde bunu kendiniz de görebilirsiniz.
Verilere ve örneklere gelirsem de tarantula örneğindeki örümcek türü Türkiye'ye yasal olmayan yoldan, kaçakçılıkla geldi ve gelme yılı tahminlere göre 1990'lı yılların sonu ve 2000'lerin başı civarı. 2006 veya sonrasında da satışlar Türkiye'de başladı, 2016 civarında da bu canlılar çoğu grupta popüler şekilde satılmaya başlandı.
Yani doğadan alınıp üretimi yapılıp satılması arasında, nereden baksanız tam 26-36 sene civarı bir zaman dilimi var. Bu da yaklaşık en az 5, ortalamada ise 9-10 nesil oluşturması demek olur. Yani sizin elinizdeki tarantulalar şu anda dahi WC alınıp üretilmiş canlılar.
Yani mantisi de doğadan alıp üreten kişiden aldığınızda WC bir şeye karşı çıkmıyor, tam tersi parasal yönden desteklemiş oluyorsunuz.
Uzun lafın kısası, Türkiye'de satılan mantislerin çoğu (hepsi demiyorum) WC veya yumurta olarak kuluçkaya yatırılıp çıkartılmış canlılar. Buna jumping spider (JS), tarantula, kurt örümceği türleri, karınca veyahut diğer eklembacaklılar da dâhil aslında.
Yani siz birinden mantis satın alınca o kişi bundan para kazanacak ve kendine yeniden dişi-erkek formda doğadan mantis arayacak. 1. nesli sattı ve 2 tane mantisi doğadan koparttı çünkü satın aldınız. 2. nesil için tekrar birey bulacak çünkü yine satın alındı. 3, 4, 5 derken bu işlemlerde onlarca mantis doğadan o satıcı yüzünden kopartılacak.
Bu mantıkla bakınca da aslında WC ile sizin satın almanız arasında tek fark, bedavadan satıcıyı daha da heveslendirmeniz ve WC'ye ortak olmanız.
Unutmayın, satıcılar 0 gider, fazla kâr politikasıyla çalışır. Bunu yine dediğim gibi gruplara girdiğinizde görebilirsiniz. Hatta gruplara gerek yok; bir petshopa girdiğinizde rafta duran bettaların bardaklarda sergilendiğini gördüğünüzde de bunun bu politikaya uyduğunu anlayabilirsiniz.
Umarım demek istediğimi anlatabilmişimdir. İyi hobiler.