Olmazsa olmaz değil hocam messorlar için, tohumdan bitkisel protein elde ediyorlar. Gelişim hızları az biraz düşüyor sadece. Normalde de canlı yeme pek ilgili değiller zaten.
"Olmazsa olmaz" aslında bir nebze de olsa doğru bir ibare olabilir. Çünkü belirttiğiniz gibi; bitkisel proteinden alınan protein ve aminoasit dengesi ile hayvansal gıdadan (ki bu un kurdu oluyor) alınan değer bir olmuyor. Gelişim hızının düşmesi de zaten hayvansal proteinin gerekliliğini kanıtlar bir durumdur. Sonuçta hobiyi, canlı sağlığını temel alarak yapmamız gerekir. Bir koloni, gerekli şartlar oluştuğunda (anormal durumlar haricinde) normalde yumurtayı kesmez veya zayıf kalmaz. Bu durumda, ev ortamında beslenen karıncaların da aynı şekilde yumurta kesmemesi ve "sağlıklı şartlarda" bakılması için un kurdu her halükarda gereklidir diyebiliriz. Durumu şöyle açıklayayım:
Tohum, buğday, kuş yemi ve çimen tohumu gibi bitkisel proteinler genellikle Lizin ve Metiyonin gibi esansiyel aminoasitler bakımından fakirdir. Oysa bu aminoasitler, kitin oluşumu ve larva büyümesi için temel gerekliliklerden biridir. Un kurdu ise %18-20 oranında protein içerir ve karıncaların sentezleyemediği aminoasitlerin büyük bir kısmını sunar.
Matematiksel olarak bakıldığında tablo daha netleşiyor aslında: Aynı miktarda protein kütlesi alındığında; un kurdundan gelen proteinin biyoyararlanımı %85-90 iken, tohumdan gelen proteinin (karınca ekmeği yapımından sonra bile) biyoyararlanımı %40-50 civarında kalır. Yani karınca, 1 birim hayvansal proteinden aldığı verimi elde edebilmek için yaklaşık 2.2 birim bitkisel protein işlemek zorunda kalıyor. Biyoyararlanım demek ise vücuda alınan besinin, alındıktan sonra sisteme ne kadarının ve hangi hızda geçtiğini ifade eder. Yani sadece tohumla beslenen koloni, daha zayıf ve gelişimden yoksun kalır ki bir hobici de bunu istemez.
Diğer yandan Messorlarda bildiğiniz üzere çene yapısı daha güçlüdür, bunun sebebi de tohumları kırmaktır. Ancak tükürük bezlerinden salgılanan amilaz ve proteaz enzimlerinin harcanımı, tohum kırma işleminde çok daha fazladır. Yani aslında karınca, tohumu kırmak ve işlemek için daha fazla enerji sarf eder. Un kurdu tüketildiğinde ise besin halihazırda yumuşak bir dokuda ve sıvı formda olduğu için enzimlerle parçalanması çok daha kolaydır. Bu da koloninin kazandığı net enerjinin canlı yemde çok daha yüksek olduğu anlamına geliyor.
Ayrıca "canlı yeme pek ilgili değiller" kavramı da biraz hatalı bir yaklaşım. Belki sizin koloniniz öyle olabilir ama Messorlar doğada aslında sadece tohumla değil, ölü böceklerle de beslenen canlılardır. Doğada bir Messor kolonisi önüne çıkan bir çekirge ölüsünü asla geri çevirmez; çünkü evrimsel olarak en yüksek proteini en az çabayla alma güdüsüne sahiptirler. Düşünsenize, birisi gelip size et iskender ısmarlıyor şahsen ben geri çevirmezdim. Demek istediğim sadece tohumla beslenmek, koloninin bir noktada sürekli yerinde saymasına sebep olur. Klasik bir örnek vermek gerekirse siz her gün sadece karbonhidratla beslenirseniz vücudunuzu daha kırılgan hissetmezmisiniz? Karıncalarda da aslında aynı mantık işliyor. İyi hobiler.