Hocam çok teşekkürler. Tepe filitre sistemini neden önermiyorsunuz? Pipo filitre güzelde motorundan çok şikayetçiyim aşırı ses üretiyor.
İç filitre saatte 800 litre su çeviriyor onu belirtmeyi unutmuşum.
Bir şeyi anlayamadım dediğiniz substrat diye arattığımda elimde olan başka bir pipo filitrenin görseline ulaştım ancak tek süngerli olanından fotoğraf olarak ileteceğim. Bu filitreyi kafa motoruna bağlayıp tepe filitre sistemine mi iletmemi söylüyorsunuz onu tam anlayamadım.
Tepe filtrede su debisi çok düşüyor ve ayrıca suya hava veremiyorsunuz. Lepistesler görece daha az oksijene ihtiyaç duysalar da yine de sistemdeki hava miktarının düşük olması, ileride çeşitli sorunlara yol açabilir.
Bir de bu sistemlerde yüzey alanı geniş olduğu için suyun buharlaşması çok daha hızlı gerçekleşiyor. Ek olarak, tüm malzemeler suyun içerisinde olmuyor. Yani sistem biraz daha çok, yalnızca nemle çalışan bir sistem gibi kalıyor.
“Substrat” dediğim şey, sizin kullandığınız malzemelerin genel adı. Örneğin lav kırığı, seramik, kalın çakıllar vb. bu gruba giriyor. Bunlar sünger kadar yüksek biyolojik filtrasyon sağlamasalar da yine de bakteri kolonilerinin oluşması ve tutunması açısından oldukça faydalılar.
Benim bahsettiğim sistem ise bunlardan bağımsız, kendi başına çalışan bir sistem.

Bahsettiğim filtre aslında bu. Filtrenin iç kısmı boş ve normalde hava motoruyla çalışıyor. Ancak üstte görülen Hamburg boru sisteminin başlangıç kısmına bir kafa motoru bağlarsanız, biyolojik filtrasyon açısından oldukça başarılı bir filtre elde edebilirsiniz.
Sistemin çalışma mantığı şu şekilde: Filtrenin süngerini çıkardığınızda içeride yalnızca bir boru göreceksiniz. Bu boruya uygun bir ek parça kullanarak kafa motoru bağlayabilirseniz, suyu doğrudan bu borudan geçirerek sistemi çalıştırabilirsiniz.
Ben şahsen bu sistemi denedim ve sonuçlarından oldukça memnun kaldım. Özellikle içerisine bol miktarda biyolojik filtre malzemesi yerleştirilebilmesi, bence sistemi oldukça kullanışlı hale getiriyor.