Larvalar çok kilit bir görev de yer alır. Larvalardan gelen Şeffaf sıvı salgının, larvaların ağız parçalarından salındığı ve hem koza örmeyen Myrmicinae türlerinde hem de koza ören Ponerinae ve Formicinae alt familyalarında işçiler tarafından emildiği gözlenmiştir.
(Le Masne, 1953; Maschwitz, 1966; Wilson, 1976; Lofgren & Vander Meer, 1986)
Solenopsis İnvicta, Tetramorium caespitum ve Myrmica ruginoidis türleri ile Formicinae'den Formica sanguinea türünden larval mide-ağız bölgesi salgıları (muhtemelen labial bezlerden kaynaklanan) Maschwitz (1966) tarafından analiz edilmiştir. Bu salgıların, karıncaların hemolenfinden çok daha yüksek amino asit konsantrasyonları içerdiği ve ayrıca büyük miktarda protein, ancak karbonhidrat içermediği bulunmuştur.
Bu veriler ışığında başka bir çalışmada monomorium pharaonis üzerine. Larvaları bulunan kraliçeler ile larvaları bulunmayan kraliçeler arasında ki yumurta üretim kapasitesi uzun bir zaman diliminde incelenmiş ve bu periyoda göre larvaları bulunmayan kraliçeler 4-6 günden itibaren yumurta üretiminde %72'lik bir düşüş yaşamış. Bunun yanı sıra larvalı kraliçelerde yumurtalıklardaki büyük oosit sayısı ovariol başına 15-20 idi. Tüm ovarioller gelişen oositler içeriyordu. Larvasız kraliçelerde ise büyük oosit sayısı ovariol başına 5-7 idi ve ovariollerin çoğu boş, ince iplikler gibi görünüyordu, yani yüksek oranda verimsizleşmişlerdi. Larvalı kraliçelerin gasterleri fazla şişmiş ve fizogastrik bir yapıya dönüşmüştü.
Konunuzu gördükten sonra eski notlarımı karıştırıp bulduğum bu bilgiler ve buraya yazamadığım bir çok bilgi ışığında rahatlıkla söyleyebilirim ki, kolonilerin verimliliğini ve sürdürülebilirliğini sağlamak için kraliçeler larvalardan elde edecekleri labial salgı, anal salgı ve bağırsak sıvısı olmak üzere 3 şekilde alabildikleri besine yüksek oranda ihtiyaç duyar. Yumurtaların yapı taşı olan vitellogenin ihtiyacını yüksek oranda larvalardan elde ediyorlar.