Merhaba. 20x20 gibi dar ve kapalı alanlarda yapay çiftleşme uçuşu (nuptial flight) simülasyonunun neden mümkün olmadığını akademik literatüre dayanarak açıklamak isterim. Karıncalarda üreme uçuşları, son derece kompleks çevresel, kimyasal ve fiziksel eşiklerin aynı anda aşılmasını gerektiren senkronize bir eylemdir ve basit bir alan kısıtlamasıyla, birkaç prens ve prenses bir araya getirilerek tetiklenemez.
İlk olarak, Holldobler ve Wilson'ın 1990 tarihli The Ants adlı temel eserinde detaylandırıldığı üzere, tipik uçuş yapan karınca cinslerinde alate (kanatlı) bireylerin çiftleşme davranışını sergilemeleri için belirli bir irtifaya ulaşmaları ve erkek sürülerinin oluşturduğu toplanma alanlarına fiziksel olarak uçmaları şarttır. 20x20 santimetrelik bir alanda havalanmaya çalışan bireylerin tavan veya duvar gibi engellerle karşılaşması uçuş kinematiğini bozar ve anında negatif taksi, yani kaçınma tepkisi yaratarak üreme güdülerini tamamen baskılar.
İkinci olarak, Boomsma ve Leusink'in 1981 tarihli çalışmalarında gösterildiği gibi, çiftleşme refleksinin tetiklenmesi sadece dişi ve erkeğin bir araya gelmesiyle değil, mikro-klimatik faktörlerle doğrudan ilişkilidir. Doğru ultraviyole ışın açısı, barometrik basınçtaki spesifik değişimler, rüzgar hızı ve nem oranının kusursuz bir kombinasyonu gereklidir. Laboratuvar ortamlarında, üniversitelerin devasa uçuş çadırlarında bile bu atmosferik şartlar tam olarak simüle edilemediği için yapay çiftleşme deneylerinin çok büyük bir kısmı başarısızlıkla sonuçlanmaktadır.
Üçüncü ve en önemli faktör kimyasal tetikleyicilerdir. Erkek bireylerin salgıladıkları feromonlar, ancak binlerce erkeğin oluşturduğu devasa bir havada süzülen sürü içinde gerekli konsantrasyona ulaştığında kraliçe adayının çiftleşme reseptörlerini uyarır. Bir outworld içine koyulan 6-7 prensin salgıladığı feromon miktarı, bu biyolojik eşik değerin yanından bile geçemez.
Eğer gerçekten döllenmiş bir kraliçe elde ettiğini ve işçi aldığını belirtiyorsan, bu durum kurduğun outworld düzeneğinin başarısı değil, çalıştığın türün evrimsel biyolojisiyle ilgilidir. Jurgen Heinze'nin karıncalarda üreme stratejileri üzerine yaptığı araştırmalarda belirttiği üzere, örneğin Cardiocondyla veya bazı Monomorium cinsleri gibi taksonlar zaten doğada uçuşa ihtiyaç duymadan yuva içi çiftleşme (intranidal mating) gerçekleştirecek şekilde evrimleşmiştir.
Bu bağlamda, tam olarak hangi cins ve tür ile çalıştığını belirtmen durumu netleştirecektir. Eğer bahsettiğin tür Camponotus, Messor veya Lasius gibi tipik uçuş yapan bir cins ise, yüksek ihtimalle o kraliçe doğada zaten çiftleşmiş olarak toplanmıştır. Aksi halde, 20x20 gibi kapalı sistemlerde bu türlerin uçuşla çiftleştirildiğine dair hiçbir hakemli makale veya akademik geçerliliği olan bir kayıt bulunmamaktadır