Soruyu burada sorduktan sonra
@Enesersoy45 'e de danıştım. Dediklerini birleştirip özet halinde anlatmaya çalışacağım.
İşçi karıncaların protein ihtiyacı ile karbonhidrat ihtiyacı eşit değildir. Larvalar büyüme aşamasında olduklarından hücresel faaliyetlerin gerçekleşmesi için karbonhidrat ve lipitlerin yanında proteine de çok ihtiyaç duyarlar. İşçi karıncalar ise büyüme evresini tamamlamış yetişkin formlardır, yani hücrelerin çoğalma hızı çok düşer; bu da onların protein ihtiyacını azaltır, sürekli faailyette olduklarından da karbonhidrat ihtiyaçlarını arttırır.
E tamam ama karbonhidratla proteini neden aynı anda tüketemezler?
Bu iki farklı besin çeşidini aynı anda tükettiklerinde sosyal mide ve sindirim mideye ayıramıyorlar. Dolayısıyla karbonhidratı sindirmesi gerektiğinden protein de onunla karışarak sindirim midesine gidiyor. Karbonhidratı sindirmek için amilaz sentezlenir, işçilerin midesi buna zaten alışkındır. Ancak protein için durum aynı değil. İşçilerin midesi bu kadar proteini sindirmek için evrilmedi. Bu yüzden proteini sindirmek için normalden daha fazla proteaz enzimi sentezliyor. Kendini bu kadar yorması ve olağandışı bir tepkimenin gerçekleşmesi sonuç olarak karıncanın yaşamını önemli ölçüde kısaltıyor.
Peki karbonhidratı sindirdikten sonra proteini sosyal mideye geri gönderemiyor mu?
Hayır, maalesef gönderemiyor. Üstelik her karınca türünde sosyal mide yok.
O zaman ne yapmalıyız?
Sosyal midesi olmayan türler zaten protein kaynaklarını trophallaxis yöntemiyle değil de başka yöntemlerle taşıyorlar. Ancak sosyal midesi olan türlere karbonhidrat ve protein aynı anda verilmemeli. Bunun yerine belli aralıklarla verilmeli. Buradaki temel mantık şu: Karbonhidratı sindirdikten sonra sosyal midede protein için yer olması gerek ki ikisi karışmasın. Bunun için de örneğin şekerli suyla birlikte un kurdu vermek yerine şekerli su verdikten sonra 1-2 gün bekleyip un kurdu vermek.
Bu konu hakkında başka birçok detay vardır eminim ama kısaca bu şekilde.