bmys'nin Günlüğü (Karınca hobisine ilk defa giriyorum)

iambmys9

Yumurta
Üye
Katılım
21 Tem 2026
Mesajlar
14
Tepkime puanı
14
Merhaba arkadaşlar, yine ben.

Öncelikle dürüstçe söylemeliyim ki karınca hobisi beklediğim gibi ilerlemiyor. Bu hobinin gerçekten sabır ve zaman gerektirdiğini bizzat deneyimleyerek öğrendim. Sürekli kolonileri kontrol etmek, büyüyüp büyümediklerine veya herhangi bir değişiklik olup olmadığına bakmak istiyorum. Ancak her baktığımda sanki hiçbir şey değişmemiş gibi geliyor. Her gün bir öncekinin tamamen aynısıymış gibi hissettiriyor. Belki de bir süre onları kendi hâllerine bırakmalı ve sürekli kontrol etmemeliyim.

Hayatım boyunca köpek, kedi ve kuş gibi farklı canlılar besledim. Bildiğiniz gibi bu hayvanların gelişimini daha kolay gözlemleyebiliyor ve onlarla daha hızlı bağ kurabiliyorsunuz. Onları sevebiliyor, aranızda duygusal bir bağ oluşturabiliyorsunuz.

Karınca hobisine baktığımda ise küçük de olsa bir bağ hissettiğimi söyleyebilirim. Ancak koloniler henüz yeterince büyümediği için güçlü bir bağ kuramadım. Yalnızca Messor structor kolonisiyle biraz bağ kurabildim. Fakat bu bağ da oldukça sınırlı kaldı. Çünkü koloniyi istediğim gibi formikaryuma taşıyamadım ve hâlâ deney tüpünde yaşıyorlar.

Tüpün içinde genellikle sağa sola dolaşıyor, zaman zaman yumurta ve larvaların bakımıyla ilgileniyorlar. Belgesellerde gördüğümüz gibi hep birlikte bir un kurduna saldırdıklarını veya verilen yemi parçalamak için yoğun bir çaba gösterdiklerini henüz gözlemleyemedim. Beslenme konusunda daha çok kraliçe aktif davranıyor. Küçük nanitik işçiler ise çoğunlukla yavrularla ve kraliçeyle ilgileniyor.

Yine de en azından koloniyi kırmızı ışık altında birkaç dakika boyunca incelemek oldukça keyifli oluyor.

Ardından, nedenini tam olarak bilmediğim bir şekilde göz bebeğim hâline gelen Tetramorium kraliçeme gelelim. Henüz tek bir yumurtası bile olmamasına rağmen favorim olmayı başardı. Oldukça küçük olduğu için adeta bir bebek gibi görünüyor. Buna rağmen sanki boyundan büyük zorluklarla karşılaşmış ve anne olabilmek için çabalıyormuş gibi bir his uyandırıyor.

Onun yavaş, sakin ve dikkatli hareketlerini izlemek çok hoşuma gidiyor. Messor structor kolonisine kıyasla belki on kat daha az hareket ediyor, ancak nedense ilgimi çok daha fazla çekiyor. Daha önce başına gelen talihsiz olaydan sonra ona karşı daha güçlü bir bağ kurdum. Bu nedenle şimdilik en sevdiğim kraliçe kesinlikle o.

Son olarak Cataglyphis kraliçesine gelelim. Açıkçası bu kraliçeyle hiçbir bağ kuramadım. Hatta ciddi anlamda sıfır bağ hissettiğimi söyleyebilirim. Sokakta yürürken bir karınca görür ve fazla önemsemeden yanından geçersiniz ya, ben de bu kraliçeye karşı tam olarak böyle hissediyorum.

Belki de ona ihtiyaç duyduğu uygun koşulları sağlayamadığım için böyle hissediyorumdur, tam olarak bilmiyorum. Yine de ona kendi içimde belirli bir süre tanıdım. Bu süre içinde hâlâ yumurtlamaz ve ben de ilgimi tamamen kaybedersem forumdaki birine hediye etmeyi düşünüyorum.

Bunların dışında yeni bir gelişme daha oldu: Yine kendimi tutamadım ve birkaç kraliçe daha satın aldım.

Evet, “satın aldım” diyorum; çünkü kaç defa dışarı çıkıp aramama rağmen kendi kraliçe karıncamı bulamadım. İnternette farklı kişilerin kraliçe karınca bulma videolarını izledim, sokaklarda saatlerce dolaştım ve özellikle yağmurdan sonraki hafif esintili havalarda aramaya çıktım. Akşam saatlerinde sokak lambalarının altını bile kontrol ettim, ancak yine de bir kraliçeye rastlayamadım.

Aranızda Samsun’da yaşayan ve birlikte kraliçe karınca aramak isteyen biri varsa benimle DM yoluyla iletişime geçebilir.

Yarın yeni kraliçeleri paylaşırım sürpriz olsun.
 

İlyas16

Majör
Üye
Katılım
8 May 2026
Mesajlar
448
Çözümler
10
Tepkime puanı
530
Merhaba arkadaşlar, yine ben.

Öncelikle dürüstçe söylemeliyim ki karınca hobisi beklediğim gibi ilerlemiyor. Bu hobinin gerçekten sabır ve zaman gerektirdiğini bizzat deneyimleyerek öğrendim. Sürekli kolonileri kontrol etmek, büyüyüp büyümediklerine veya herhangi bir değişiklik olup olmadığına bakmak istiyorum. Ancak her baktığımda sanki hiçbir şey değişmemiş gibi geliyor. Her gün bir öncekinin tamamen aynısıymış gibi hissettiriyor. Belki de bir süre onları kendi hâllerine bırakmalı ve sürekli kontrol etmemeliyim.

Hayatım boyunca köpek, kedi ve kuş gibi farklı canlılar besledim. Bildiğiniz gibi bu hayvanların gelişimini daha kolay gözlemleyebiliyor ve onlarla daha hızlı bağ kurabiliyorsunuz. Onları sevebiliyor, aranızda duygusal bir bağ oluşturabiliyorsunuz.

Karınca hobisine baktığımda ise küçük de olsa bir bağ hissettiğimi söyleyebilirim. Ancak koloniler henüz yeterince büyümediği için güçlü bir bağ kuramadım. Yalnızca Messor structor kolonisiyle biraz bağ kurabildim. Fakat bu bağ da oldukça sınırlı kaldı. Çünkü koloniyi istediğim gibi formikaryuma taşıyamadım ve hâlâ deney tüpünde yaşıyorlar.

Tüpün içinde genellikle sağa sola dolaşıyor, zaman zaman yumurta ve larvaların bakımıyla ilgileniyorlar. Belgesellerde gördüğümüz gibi hep birlikte bir un kurduna saldırdıklarını veya verilen yemi parçalamak için yoğun bir çaba gösterdiklerini henüz gözlemleyemedim. Beslenme konusunda daha çok kraliçe aktif davranıyor. Küçük nanitik işçiler ise çoğunlukla yavrularla ve kraliçeyle ilgileniyor.

Yine de en azından koloniyi kırmızı ışık altında birkaç dakika boyunca incelemek oldukça keyifli oluyor.

Ardından, nedenini tam olarak bilmediğim bir şekilde göz bebeğim hâline gelen Tetramorium kraliçeme gelelim. Henüz tek bir yumurtası bile olmamasına rağmen favorim olmayı başardı. Oldukça küçük olduğu için adeta bir bebek gibi görünüyor. Buna rağmen sanki boyundan büyük zorluklarla karşılaşmış ve anne olabilmek için çabalıyormuş gibi bir his uyandırıyor.

Onun yavaş, sakin ve dikkatli hareketlerini izlemek çok hoşuma gidiyor. Messor structor kolonisine kıyasla belki on kat daha az hareket ediyor, ancak nedense ilgimi çok daha fazla çekiyor. Daha önce başına gelen talihsiz olaydan sonra ona karşı daha güçlü bir bağ kurdum. Bu nedenle şimdilik en sevdiğim kraliçe kesinlikle o.

Son olarak Cataglyphis kraliçesine gelelim. Açıkçası bu kraliçeyle hiçbir bağ kuramadım. Hatta ciddi anlamda sıfır bağ hissettiğimi söyleyebilirim. Sokakta yürürken bir karınca görür ve fazla önemsemeden yanından geçersiniz ya, ben de bu kraliçeye karşı tam olarak böyle hissediyorum.

Belki de ona ihtiyaç duyduğu uygun koşulları sağlayamadığım için böyle hissediyorumdur, tam olarak bilmiyorum. Yine de ona kendi içimde belirli bir süre tanıdım. Bu süre içinde hâlâ yumurtlamaz ve ben de ilgimi tamamen kaybedersem forumdaki birine hediye etmeyi düşünüyorum.

Bunların dışında yeni bir gelişme daha oldu: Yine kendimi tutamadım ve birkaç kraliçe daha satın aldım.

Evet, “satın aldım” diyorum; çünkü kaç defa dışarı çıkıp aramama rağmen kendi kraliçe karıncamı bulamadım. İnternette farklı kişilerin kraliçe karınca bulma videolarını izledim, sokaklarda saatlerce dolaştım ve özellikle yağmurdan sonraki hafif esintili havalarda aramaya çıktım. Akşam saatlerinde sokak lambalarının altını bile kontrol ettim, ancak yine de bir kraliçeye rastlayamadım.

Aranızda Samsun’da yaşayan ve birlikte kraliçe karınca aramak isteyen biri varsa benimle DM yoluyla iletişime geçebilir.

Yarın yeni kraliçeleri paylaşırım sürpriz olsun.
Yeni kraliçelerinizi ve güncellemelerinizi sabırsızlıkla bekliyorum. Öncelikle şunu söyleyeyim: “Hiç bu hobi bana göre değil, gözlem ve sabır beni aşıyor.” tarzı düşünceler hobinin başlangıcında gayet normal. Ben de tamamen aynı durumları yaşadım.

Bence direkt elinizdeki kolonileri unutun, varlıklarını düşünmemeye çalışın veya kendinize haftalık bir kontrol programı ayarlayın. O güne kadar sabretmeye çalışın. Bugün cuma, yarın cumartesi, sonraki gün pazar; yani kontrol gününe zaten çok az kalmış. Gün gün saya saya beklemek belki daha kolay olabilir.

Formikaryum meselesine gelirsek, bunu zaten günlük üzerinden size anlatmıştık fakat sanırım unutmuşsunuz. Hazırladığınız test tüpü, şu anki koloniniz için gerçekten gayet uygun bir ortam. Nem dengesi, dar alanı ve küçük boyutu koloni için yeterli. Bu düzeni bırakmalarının birkaç nedeni olabilir: tüpteki suyun bitmesi, yüksek stres, bulundukları yere yeterince güvenmemeleri, nüfusun artması veya tüpün artık koloniye küçük gelmeye başlaması gibi. O yüzden acele etmeyin ve sakin kalın. Planlı ve sabırlı ilerleyin.

Şimdi kraliçelere veya kolonilere neden ilgi duyduğunuzu biraz düşünelim. Tetramorium için sebebini zaten kendiniz söylemişsiniz. Messor'u ise anladığım kadarıyla işçi sayısının fazla olması ve koloninin kalabalıklaşması hoşunuza gidiyor. Cataglyphis'i sevmemenizin, daha doğrusu ona fazla ilgi göstermemenizin sebebi ise zor bir cins olması olabilir. Uygun şartları ayarlamak biraz zor, üstüne üstlük şartları ayarladığınızda bile istediğiniz gelişimi alacağınızın garantisi yok.

Bir de yanınızdan geçen rastgele bir karıncaya ilgisiz kalmanız bana biraz garip geliyor. Sonuçta o canlının da kendi çapında bir serüveni var. Bu hobiye başladıysanız her canlının, hatta her işçinin değerli olduğunu bilmek gerekiyor. O işçi kendi kolonisi için besin arıyor, keşif yapıyor ve bunu yaparken çeşitli riskler alıyor. Belki koloninin uzun süredir çalışan işçilerinden biridir, belki de daha gençtir; bunu dışarıdan bilemeyiz. Ama sonuçta kendi kolonisinin devamlılığı için hayatını ortaya koyuyor. Bence gerçek bir kararlılık örneği.

O yüzden biraz bakış açınızı ve perspektifinizi değiştirin hocam. Bir süre sonra bunu kendiniz de fark edeceksiniz. Bir de her ne kadar kraliçe arayışlarınız umutsuz geçse bile, sonunda bulduğunuz kraliçeye çok daha fazla bağlanırsınız. Demedi demeyin. :D
 
Üst