Merhaba muhterem arkadaşlar,
Uzun bir süredir karınca hobisine atılmak istiyorum. Ancak meşguliyetlerim nedeniyle bu isteğime bir türlü vakit ayıramadım. Zamanla tempo biraz hafifleyince ve bu konu yeniden karşıma çıkınca, içimdeki o istek tekrar nüksetti.
Daha önce de belirttiğim gibi, vakitsizlikten ötürü detaya inememiş olsam da şu an uzun araştırmalar sonucunda başlangıç için yeterli sayılabilecek bir bilgi birikimine ulaştığımı düşünüyorum. Ne var ki, bu tür istekler genellikle en vakitsiz anlarda ortaya çıkıyor. Benim için de öyle bir zamana denk gelmiş gibi görünüyor; zira karıncalar şu anda kış uykusu (diyapoz) sezonunda.
Aslında ilk etapta ilgimi çeken türler bal küpü (honeypot) karıncaları ya da asit püskürten, yeşilimsi renklere sahip bazı otantik türlerdi. Özellikle bal küpü karıncaları fazlasıyla dikkatimi çekmişti. Ancak bu türlerin ağırlıklı olarak Amerika kıtasında, en azından Kanada merkezli camialarda bulunduğunu fark edince daha gerçekçi seçeneklere yönelmek zorunda kaldım.
Bu noktada yaptığım değerlendirmeler sonucunda, temin edilebilirlik açısından bana en uygun görünen tür Messor dentatus oldu. Ancak alt türü bir kenara bıraksak bile, ikamet ettiğim bölgede — hatta İstanbul genelinde — zarar görmeden elime ulaşabileceğini düşündüğüm bir kraliçe ilanı bulamadım. Bununla yetinmeyip, ihtimal dahilinde olmasa da içimdeki küçük umutla uzun yürüyüşler yaptım. Fakat gerçekler kendini açıkça gösterdi: Zor durduğum o alanlarda kraliçe karınca bir yana, işçi karınca bile neredeyse yoktu. En azından saatler süren bu arayış, kesin bir kanaate varmamı sağladı; fakat şu an hâlâ elim boş.
Araştırmalarım sırasında ele aldığım temel cinsler ve kriterler ise şu şekildedir:
Türler (Cinsler)
Messor, Tetramorium, Pheidole, Lasius, Camponotus, Cataglyphis, Formica ve Monomorium olmak üzere, Türkiye’de hobi amaçlı en yaygın 8 ana karınca cinsi.
Değerlendirme Kriterleri
Stres ve çevre adaptasyonu, hata toleransı (1–10), beslenme ve bakım gereksinimleri, koloni yapısı, gelişim hızı, hastalık ve çevresel dayanıklılık, kış uykusu (diyapoz) ihtiyacı, istilacılık riski, hobi uygunluk skoru (1–10) ve ayırt edici özellikler.
Ayrıca monomorfik–polimorfik yapı, asker (major) varlığı, iş bölümü, gözlem ve eğitim değeri, alt türler arasındaki ekolojik konum ve hiyerarşik düzenler de değerlendirmeye dahil edilmiştir.
> Tüm bunların ışığında asıl soruma gelecek olursam:
Şu anda Messor dentatus bulma ihtimalim göz önüne alındığında (ya da sağlam bir şekilde temin edebildiğim bir senaryoda), bu dönemde bakıma başlamak ne kadar mantıklı? Kış uykusunun öneminin farkındayım; ancak uzun bir aradan sonra buna vakit ayırmaya, hatta günün belirli zamanlarını düzenli olarak araştırma ve bakıma ayırmayı göze almışken hevesime tamamen ket vurmak istemiyorum. Sizce bu içi boş bir heves mi, yoksa şu şartlarda da bir şeyler yapmak mümkün mü?
Son olarak biraz uzattığımın farkındayım; ancak yine de belirtmek istedim. Daha önce de bu hobiye ilgi duymuş olsam da pratik anlamda hiçbir deneyimim yok. Daha önce bakma imkânım olmadı; umarım bu ilk olur. Söylediklerimde bilgisizliğimden kaynaklanan eksik, yanlış ya da hatalı noktalar varsa lütfen belirtin. Eklemek istedikleriniz varsa her görüşe açığım.
Uzun bir süredir karınca hobisine atılmak istiyorum. Ancak meşguliyetlerim nedeniyle bu isteğime bir türlü vakit ayıramadım. Zamanla tempo biraz hafifleyince ve bu konu yeniden karşıma çıkınca, içimdeki o istek tekrar nüksetti.
Daha önce de belirttiğim gibi, vakitsizlikten ötürü detaya inememiş olsam da şu an uzun araştırmalar sonucunda başlangıç için yeterli sayılabilecek bir bilgi birikimine ulaştığımı düşünüyorum. Ne var ki, bu tür istekler genellikle en vakitsiz anlarda ortaya çıkıyor. Benim için de öyle bir zamana denk gelmiş gibi görünüyor; zira karıncalar şu anda kış uykusu (diyapoz) sezonunda.
Aslında ilk etapta ilgimi çeken türler bal küpü (honeypot) karıncaları ya da asit püskürten, yeşilimsi renklere sahip bazı otantik türlerdi. Özellikle bal küpü karıncaları fazlasıyla dikkatimi çekmişti. Ancak bu türlerin ağırlıklı olarak Amerika kıtasında, en azından Kanada merkezli camialarda bulunduğunu fark edince daha gerçekçi seçeneklere yönelmek zorunda kaldım.
Bu noktada yaptığım değerlendirmeler sonucunda, temin edilebilirlik açısından bana en uygun görünen tür Messor dentatus oldu. Ancak alt türü bir kenara bıraksak bile, ikamet ettiğim bölgede — hatta İstanbul genelinde — zarar görmeden elime ulaşabileceğini düşündüğüm bir kraliçe ilanı bulamadım. Bununla yetinmeyip, ihtimal dahilinde olmasa da içimdeki küçük umutla uzun yürüyüşler yaptım. Fakat gerçekler kendini açıkça gösterdi: Zor durduğum o alanlarda kraliçe karınca bir yana, işçi karınca bile neredeyse yoktu. En azından saatler süren bu arayış, kesin bir kanaate varmamı sağladı; fakat şu an hâlâ elim boş.
Araştırmalarım sırasında ele aldığım temel cinsler ve kriterler ise şu şekildedir:
Türler (Cinsler)
Messor, Tetramorium, Pheidole, Lasius, Camponotus, Cataglyphis, Formica ve Monomorium olmak üzere, Türkiye’de hobi amaçlı en yaygın 8 ana karınca cinsi.
Değerlendirme Kriterleri
Stres ve çevre adaptasyonu, hata toleransı (1–10), beslenme ve bakım gereksinimleri, koloni yapısı, gelişim hızı, hastalık ve çevresel dayanıklılık, kış uykusu (diyapoz) ihtiyacı, istilacılık riski, hobi uygunluk skoru (1–10) ve ayırt edici özellikler.
Ayrıca monomorfik–polimorfik yapı, asker (major) varlığı, iş bölümü, gözlem ve eğitim değeri, alt türler arasındaki ekolojik konum ve hiyerarşik düzenler de değerlendirmeye dahil edilmiştir.
> Tüm bunların ışığında asıl soruma gelecek olursam:
Şu anda Messor dentatus bulma ihtimalim göz önüne alındığında (ya da sağlam bir şekilde temin edebildiğim bir senaryoda), bu dönemde bakıma başlamak ne kadar mantıklı? Kış uykusunun öneminin farkındayım; ancak uzun bir aradan sonra buna vakit ayırmaya, hatta günün belirli zamanlarını düzenli olarak araştırma ve bakıma ayırmayı göze almışken hevesime tamamen ket vurmak istemiyorum. Sizce bu içi boş bir heves mi, yoksa şu şartlarda da bir şeyler yapmak mümkün mü?
Son olarak biraz uzattığımın farkındayım; ancak yine de belirtmek istedim. Daha önce de bu hobiye ilgi duymuş olsam da pratik anlamda hiçbir deneyimim yok. Daha önce bakma imkânım olmadı; umarım bu ilk olur. Söylediklerimde bilgisizliğimden kaynaklanan eksik, yanlış ya da hatalı noktalar varsa lütfen belirtin. Eklemek istedikleriniz varsa her görüşe açığım.