Tartara hamam böceklerimde, özellikle dişilerde ve birkaç yavruda, antenlerden birinin diğerine göre belirgin şekilde daha kısa olduğunu fark ettim. Biraz araştırdım ama gelişim sürecinde bir antenin diğerinden bu kadar farklı şekilde gelişebileceğine dair bir bilgi bulamadım. Bu yüzden yüksek ihtimalle dış etken kaynaklı bir hasar olduğunu düşünüyorum.
Kültürün içinde bir kavga yaşanmış olsaydı daha büyük kayıplar görürdüm diye düşünüyorum. Ancak bulundukları kabın bir tarafı kırıktı ve bunu birkaç gün sonra fark edip müdahale ettim. Bu süreçte muhtemelen birçok yavru o kısımdan kaçtı. Acaba bu kırık kısımdan antenlerini geçirip antenlerinin zarar görmesine neden olmuş olabilirler mi? Böyle bir durum olmuşsa, diğer antenlerinin zarar görmemesini mantıken “hatalarından ders çıkardılar” şeklinde mi yorumlamalıyım, yoksa kırığı kapattığım için bir daha anten kaybı yaşanmamış olabilir mi?
Bir antenin diğerine göre daha kısa olması sizce ciddi bir sorun teşkil eder mi? Özellikle çiftleşme veya canlı yem olarak kullanıldıklarında herhangi bir problem oluşturur mu? Benim düşündüğüm bu ihtimaller sizce mümkün mü?
Bir ara forumda un kurdu (Tenebrio molitor) ergin evresinin nekropsisini yapmıştım. Bu süreçte antenleri ve diğer uzuvları da inceleme fırsatım oldu. Öncelikle antenler mekanik etkilerden kopabilir. Fakat kesinlikle mekanik bir etkiden, yani başka bir böceğin ısırmasından mı, kırık yerden kaçarken mi olduğunu tam belirlemek mümkün değil. Yine de antenlerin yapısını üstten ve tam önden makro çekim atabilme (en azından yakın ve net) imkânınız varsa, anomaliyle mi doğduğunu yoksa mekanik bir etkenle mi koptuğunu biraz daha anlayabiliriz. Özellikle kültürünüz çok uzun seneler sizdeyse ve sürekli aynı kültür üremeye devam ettiyse, anomalilerin birikip bir noktada patlak vermesi çok normal.
Ek olarak hamam böcekleri antenlerini yenileyebilir. Yani kısmi de olsa rejenerasyon yetenekleri vardır. Özellikle nimf döneminde antenin bir kısmı kaybedildiğinde, sonraki deri değiştirmeler sırasında kaybedilen yapıların bir kısmı yeniden oluşturulabilir. Antenin tamamen kaybedilmesi durumunda bile yeni anten oluşumunun gerçekleşebildiğini gösteren deneysel çalışmalar mevcut. Ancak yeni oluşan antenin gelişimi birden fazla deri değiştirme dönemine yayılabilir ve başlangıçta diğer antenle tamamen aynı uzunlukta veya yapıda olmayabilir.
Bundan dolayı bir nimfin anteni daha önce mekanik olarak zarar gördüyse, bugün gözlenen kısa anten aslında hasarın ardından gerçekleşmiş kısmi bir rejenerasyonun sonucu olabilir. Özellikle canlı hâlâ nimfse, sonraki deri değiştirmelerde iki anten arasındaki farkın bir miktar azalması mümkün. Kabın bir tarafındaki kırık açıklıktan birçok yavrunun kaçmış olması muhtemel. Böyle bir açıklıktan geçmeye çalışan küçük hamam böceklerinin antenlerini çatlağa sokması, antenlerini kenara sürtmesi, sıkıştırması veya antenin bir kısmının açıklığa takılması mümkün. Antenler uzun, ince ve hareketli yapılar olduğu için dar bir açıklıkla temas ettiklerinde mekanik olarak zarar görebilir. Üstelik böyle bir hasarın meydana gelmesi için kültür içinde ciddi bir kavga veya saldırı olması gerekmez. Ayrıca tek taraflı hasar da mekanik olarak tamamen mümkündür. Bir böcek açıklıktan geçerken bir antenini farklı bir açıyla kullanabilir; antenlerden biri açıklığın kenarına takılırken diğeri zarar görmeden kalabilir. Hamam böceklerinde öğrenme ve davranışsal plastisite görülebilse de, bu spesifik durumda böyle bir öğrenmenin gerçekleştiğini gösteren herhangi bir verimiz yok. Bunun yerine çok daha basit bir açıklama yaparak, kırık açıklık anten hasarına neden oluyorsa açıklığın kapatılması fiziksel hasar kaynağını ortadan kaldırmış olabilir. Böylece daha önce antenlerin takılmasına veya zarar görmesine neden olan mekanik koşul ortadan kalkmış ve yeni vakalar görülmemiş olabilir.
Antenin kısa olmasının hayvan açısından ne kadar önemli olduğu da bir konu. Antenler hamam böceklerinde koku, kimyasal maddeler, dokunma ve mekanik uyarıların algılanmasında görev yaptığından, bir antenin önemli miktarda kısalmış olması teorik olarak duyusal kapasitede bir miktar azalmaya neden olabilir. Ancak tek antenin kısa olması, hayvanın yaşamını sürdüremeyeceği anlamına gelmez. Diğer anten hâlâ mevcut olduğundan hayvan çevresinden duyusal bilgi almaya devam eder. Yani aslında tek antenin kökten kopması bile aşırı derecede sorun yaratmaz.
Çiftleşme açısından da tek antenin kısa olması otomatik olarak çiftleşemeyeceği anlamına gelmez. Ancak tek taraflı anten kısalığının bu türde çiftleşme başarısını ne ölçüde azalttığını gösteren doğrudan bir çalışma bulunmadığından, "kısa anten çiftleşmeyi engeller" şeklinde kesin bir sonuç çıkarmak doğru olmaz. Özellikle yalnızca bir anten etkilenmişse, çiftleşme tamamen imkânsız hâle gelmek zorunda değildir. Yine de hipotezime göre bu antenler kimyasallara da tepki verdiğinden, dişinin kokusunu veya dişinin bir noktadaki bölgesini algılamada zorluk çekebilir.
Canlı yem olarak kullanılmaları açısından ise tek antenin kısa olması hiçbir problem olmaz. Hayvan normal şekilde hareket ediyor, besleniyor ve genel olarak sağlıklı görünüyorsa, anteninin birinin kısa olması canlı yem olarak kullanılmasına engel değil. Anten kaybının duyusal açıdan bir miktar etkisi olabilir ancak bunun hayvanın besin değerini anlamlı şekilde değiştirmesi beklenmez.