Steatoda paykulliana
Kendilerinin sırtlarında ve yanlarında çizgiler bulunur ve bu çizgiler onları gerçek karadullardan ayırır. Genç dişilerin çizgileri sarımsı renkteyken, yetişkinlerde bu renk turuncu-kırmızıya döner. Oldukça morfik canlılar oldukları için vücut desenleri ve yapıları değişkenlik gösterebilir. Erkekler, dişilerin yaklaşık yarısı kadardır. Zehirleri, alerjisi olmayan insanlar için neredeyse bir yaban arısı sokması etkisindedir. Avrupa, Asya ve Orta Doğu’da yaygın olarak görülürler. Üç boyutlu ağlar örer ve yumurtalarını kozaya sararlar
.
Cins: Phyla
Hogna radiata
Gündüzleri ağ örmeden aktif şekilde avlanır; genellikle küçük böcekleri kovalayarak yakalarlar. Dinlenmek için çoğunlukla taş altlarını veya yaprak aralarını tercih ederler. Dişiler, yumurta bırakmak için sığ çukurlar kazabilir.
Zehirleri vardır ancak insanlar için herhangi bir tehlike oluşturmaz. Karapakslarındaki ışınsal desenler, tür adını almalarına neden olan karakteristik bir özelliktir. Birçok farklı habitata uyum sağlamışlardır. Dişiler çiftleştikten sonra yumurtalarını ipeksi bir keseye bırakır ve bu keseyi taşırlar; ardından yumurtadan çıkan yavruları da bir süre korumak amacıyla sırtlarında taşırlar. Bu, kurt örümceklerine özgü tipik bir bakım davranışıdır..
Lygaeus creticus
Lygaeidae familyasına ait bir cinstir. Bu familya, Heteroptera'nın en büyük familyalarından biridir ve binlerce tür içerir; bu nedenle Antarktika hariç tüm kıtalarda yayılım gösterirler.
Bu familyaya ait türlerin büyük çoğunluğu tohumların ve meyvelerin öz sularıyla beslenir. Bazı türleri tarımsal açıdan zararlı kabul edilir, çünkü tohumların çimlenme yeteneğini azaltabilirler. Bununla birlikte, familya içinde az sayıda yırtıcı ve hepçil tür de bulunur.
Bazı türler, avcılara karşı uyarıcı renklenme sergiler; bu sayede "tadı kötü" ya da "zehirliyim" mesajı verirler. Ancak buna rağmen insanlar için kesinlikle fiziksel bir tehlike oluşturmazlar
Apis mellifera
Apis cinsine bağlı bir bal arısı türüdür ve birkaç bal arısı türü arasında en yaygın olanıdır. Ayrıca, insanlar tarafından ilk evcilleştirilen böceklerden biri olarak kabul edilir. Latince “apis” arı, “mellifera” ise bal taşıyan anlamına gelir.
Koloniler; aktif bir kraliçe, üreme yeteneği olmayan dişi işçiler ve az sayıda erkekten oluşur. Bir kolonide on binlerce birey bulunabilir. Arılar, iletişimlerini feromonlar ve sallanma (dans) hareketleriyle sağlar.
İlkbahar ve yaz aylarında kraliçe, birkaç düzine yeni kraliçe üretir. Bu süreçte koloninin yaklaşık üçte ikisi eski kraliçeyle birlikte yeni bir yere taşınır. Kovanda kalan genç kraliçeler ise birbirleriyle savaşır; galip gelen, işçilerle birlikte koloninin yeni kraliçesi olur. Bazen erken çıkan kraliçeler, diğerlerinin çıkmasını engelleyebilir.
Kraliçelerin ömrü değişken olmakla birlikte genellikle ortalama 5 yıl civarındadır. Yaşlandıkça sperm depoları tükenir ve erkek arı üretme olasılığı artar. Bu nedenle arıcılar genellikle kraliçeleri 1–2 yılda bir değiştirir. İşçi arılar ise aktif oldukları dönemde genellikle birkaç hafta yaşar ve koloni yaklaşık 4 ayda büyük ölçüde yenilenir.
İşçi arılar soktuklarında her zaman ölmezler; iğneleri vücutlarında sağlam kalırsa hayatta kalabilir ve tekrar sokabilirler. Topladıkları nektarın nem oranını düşürerek küflenmesini önler, ardından buharlaştırıp üzerini balmumuyla kapatırlar. Bu sayede bal çok uzun süre bozulmadan saklanabilir. Ayrıca kanat çırparak oluşturdukları hava akımıyla nektardaki suyun buharlaşmasını hızlandırırlar.
İşçi arıların görevleri yaşlarına göre değişir: İlk yaklaşık 10 gün kovanda temizlik yapar ve larvaları beslerler. Sonraki bir haftada petek üretimine katılırlar. Ardından gelen 4–5 gün boyunca, yaşlı arıların getirdiği nektarı alıp depolarlar. Daha ileri evrelerde ise kovandan çıkarak nektar toplamaya başlarlar.